4:27 am - Cuma Nisan 25, 2014

Aşk sözler

Written by | 14 Mayıs 2013 | 0

Aşkla İlgili Sözler – Aşk sözler

Aşkı genel olarak insanlar, bir kişinin karşı cinse hissetiği kuvvetli münasebet, romantik çözülme, özünü ona yönelik bağlı algılama, karşı cinse yönelik duyulan sevgi gibi manada kullanılmıştır. Oysa ki aşkın mânâsı ve tarifi böyle mi acaba. Evet gerçektende aşk nedir?

en kapak sözler güzel aşk sözleri

İlmi yönüyle aşk şu şekilde tariflendirilmektedir;
Aşkın ve sevginin hormonlarla da alakalı bulunduğu ispatlanmıştır. Mesela, annenin yavrusuna hissetiği karşılıksız, sınırsız sevginin kökeni doğum sonrası salgılanan hormonlardır. Bu hormonlar sadece bayanlarda (ve memeli hayvanların dişilerine) bulunmakta ve sadece doğum sonrası salgılanmaya başlıyor. Fakat aşk olarak belirlenen ve karşı cinse hissedilen ihtiraslı sevgide aksine hormonlar görev yapar. “Aşk hormonu” diye belirlenebilen tek bir hormon halen bulunamasa da araştırmalarda bir deneğe âşık olduğu kişi gösterildiğinde kanında mutluluk hormonu, cinsi arzu hormonu, stres hormonu ve adrenalinin artış gösterdiği tespit keşfedilmiştir. Aşk olgusundan birden fazla hormonun rolü olduğu ve bu hormonların görsel, duyma ya da psikolojik bir tesirlerle salgılandığı iddia edilmiştir.

Aşkın çeşitleri ve nitelikleri konusunda da şu veriler bulunmaktadır;
Bu kelime bütün dillerde ortak bulunmak üzere bir adamın bir bayanı, bir bayanın bir adamı ihtirasla sevmesine gönderme yapmaktadır. Fakat, yine diğer dillerde olduğu gibi, Türkçe `de de sevgi kelimesi bilimi, Tanrı’yı, şiiri vb. ihtirasla sevmeye de gönderim içerebilmektedir. Bu içerikte bilim aşkı, ilâh aşkı, şiir aşkı denebilmektedir. Kelimenin bu tür istifadeleri onun zaman içinde mana yaygınlaşmasına uğramış olduğu konusunda bir işaret olarak değerlemeye tabi tutulabilir.

Bu söz ilerde muhtemelen de taşımakta güçlük çekeceği boyutta fazla anlamla yüklü olacaktır. Muhtemelen de şimdiden böylesine mana yüklü bir hale gelmiştir. Anlayışın uzlaşılabilir bir tanımının bir şekilde algılanmaması, belki de böyle bir hale erişmiş olduğu konusunda bir delildir.

Fakat insanlık çapında eski olan bu şekilde kelimelerin manaca genişlemeleri mukadderdir. Sigmund Freud da sevgi kelimesi için emsal bir görüş öne sürmektedir. Freud, sevginin cinsellikten şefkate kadar uzayan bir çok kelimenin görevini yalnız başına yaptığını açıklamaktadır. Bunlar içinde doğallıkla sevi kelimesi de vardır. Sevgi kelimesinin algılanmasındaki sıkıntılar da buradan ortaya çıkmaktadır.

Yukarda ele alınan cinsler üstü misalleri de bulunmakla beraber sevi söylendiğinde daha çok Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, İnanna ile Dumuzi, Romeo ile Juliet gibi kimselerin bir birlerine ulaşma gayretleri anlatılmak isteniliyor. Bu yaklaşımın sebebi muhtemelen de halk kelimeleri arasında “ulaşamayınca aşk olur” gibi popüler bir kelimenin oluşudur. Ne vardır ki, bu düşünce çok hoş gözükmekle beraber gerçeğe yaklaşmamaktadır. Gerçekte kavuşamayınca sevi olmamaktadır, Zira birbirlerine sevgi dolu kimselerin geçmişleri bakışmayla kısıtlı kalsa da en az bir defa ulaşma bulunmaktadır. Bu da şu anlama gelir, sevinin başlangıç ânı gerçekte bir tür ulaşma ânıdır. Bu kavuşmanın bu ya da şu sebeple bir
tefrikaya çevrilmesi ise sevgiyi ağrılı bir hale getirmektedir ve onun sosyal bir merak mevzusu olmasını sağlar. Bu nedenle bir topluluğun bir aşkı ayrım yapabilmesi için onun bu ağrılı safhaya ermesi gerekmektedir. Fakat bir noktayı ifade etmek gerekir ki, topluluğun bir düzeyi ayrım yapmasını temin eden elemli ayrılık son bulup da bakışmak ötesindeki kavuşma yaşamı gerçekleşince sevinin sona çatması gerekli değildir.

Bu içerikte söylenebilir ki, aşkın fonksiyonu karşıt türler arasındaki birlikteliği oluşturmak ve bu beraberliğin ihlal edilmesini önlemektir. Bu nedenle yukarıda ele alınan bu özellikler, birlikteliğin kurulması boyutunda devam ettirilmesini de içermektedir. O halde sevi mevcudiyetini kavuşamamaya borçlu bulunan bir ihtiras değildir; yalnızca kavuşmama konumlarında mevcudiyetini en fazla duyuran bir itici güçtür. Nasıl ki kavuşamamanın neticeleri çarpıcı olabilmektedir. Sevdiğine kavuşamadığından ötürü hayatına son veren kişiler bu dramatik neticelerin nerelere kadar gidebileceği konusunda her sene bir ipucu sunmaktadır. Aşkına ulaşamamış olduğu için yaşamına son veren binlerce insanın varlığına işaret yapan istatistikler bu mevzuda inkar edilemez deliller sunmaktadır.

  • Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır.
  • Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmektir. Saygıdır.
  • Aşk, zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabul etmektir.
  • Aşk, şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabır.
  • Aşk, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir.
  • Aşk, sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. Anlaşmaktır.
  • Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır. İnceliktir.
  • Aşk, korumaktır. Sorumluluktur.
  • Aşk, sıkı bir kucaklaşmayı hürmete çevirmektir. .
  • Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır. Şehvettir.
  • Aşk, evinizdeki her seyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
  • Aşk, sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir.
  • Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. .
  • Aşk, mutluluktur.
  • Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde, uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.
  • Aşk, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir.

906 total views, no views today

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather
Filed in: AŞK SÖZLERİ

No comments yet.

Leave a Reply