4:11 am - Çarşamba Nisan 16, 2014

İstanbul İçin Söylenmiş Şiirler ve İstanbul Sozleri

Written by | 16 Nisan 2013 | 0
İstanbul İçin Söylenmiş Şiirler ve İstanbul Sozleri

İstanbul ile İlgili Güzel Şiir ve İstanbul Sözleri

İstanbul İçin Söylenmiş Şiirler ve İstanbul Sozleri

 

İstanbul
 
Aşıklar tepesinden boğazı,
Seyredebiliyorsam hala,
Hala liseli aşıklar el ele tutuşup,
O kalabalık sokaklarında dolaşabiliyorsa,
Sen hala nefes alıyorsun demektir.

Pierre lotti’de çay içebiliyor,
Ortaköy sahilinde kumpir yiyebiliyorsam,
Yaşlı teyzem hala yeni cami önünde,
Kuşlara yem atabiliyorsa,
Sen hala yaşıyorsun demektir.

Beykoda dolaşabiliyorsam,
Koru başında sevgilimi düşüne biliyorsam hala,
Paşabahçe sahilinde ona şiir yazabiliyorsam hala,
Sen hala benimlesin demektir.

Bir gün gelirde,
İstiklal caddesinde kimsecikler olmaz,
O hoş nefesin beni boğarsa,
Seni kendi ellerimle öldüreceğim,
Ama o an son nefesimi verdiğim,
Son gözyaşımı dötüğüm an olacak.
 
Mustafa Taştemel

 

 

Ah İstanbul
 
Ah istanbul bogdun beni yine
kandirdin beni en güzel ask burada diye
Nekadar acimasiz olmussun Istanbul?
Ben seni böylemi bildim Istanbul?
Kime yanam artik derdimi?
Sanki yansamda insanlar derde care bilirmi?
Koca Istanbul sende aski oyun bildin
her askla dalga gectin
dogruyu söyle sen aski ask bilmedin
bilseydin bizi ayirmazdin
gözyaslari damlattirmazdin
Artik gelmicem yanina Istanbul
sevmicem birdaha senin gibi bir sehirde
saklicam askimi karanlik isiksiz yerlerde
Alinyazisi Istanbul senin gibi koca sehirde sevdim
ayni sehirde, alinyazisi iste, hayatimdan bezdim!!!
 
Meltem

 

 

Biraz Hayal Biraz Umut
 
Sen uzaktan daha güzelsin sevdiğim
Tıpkı İstanbul gibi…
Sabahı başka, gecesi başka
Yaşıyorum yokluğunda ben bu şehri
Sen varlığımdan habersiz
Geceleri sabaha bağlıyorsun?
Oysa ben yanıbaşında adımlıyorum sahilleri……..

Gecenin ikisi şimdi….
Elimde şarap şişesi avare dolaşıyorum
Ve yalan söylüyor tüm falcı kadınlar
Oysa ben,
Sadece seni istiyorum!
Nerede olduğunu bilmiyorlar……

Nasıl olur bilir misin sana erişememek?
Kayalıklarda laf olsun diye olta atıyorken denize
Arkamdan usulca yaklaşıp,
Omzuma dokunabilmeni düşlemek?
Biraz hayal…..
Biraz umut…..
İşte böyle bir şey seni sevmek…

Üç vakte kadar gelir dedi gariban kadın
İnanmasam da verdim son paramı……
Amansız bir bekleyiş bu benimki
Falcılar bir kenara sevdiğim;
Kaç mevsim geçti de, kapatamadı yaramı..
 
Okan Savcı

 

 

On Şehirde Hüzün
 
Dinle güzel İstanbul; Dünya’ya ışık saçan!
Tarihi eserlerin, yükselir beden beden.
Senin gibi gördün mü; çağ kapatıp, çağ açan?
Dinle aziz İstanbul, on şehir yaslı, neden?

Amerika, Mısır’da… Ne İtalya, ne Çin’de,
Dünya’nın dört yanından, hepsi nadide yerler.
On ayrı ülke şehri, kalplerinin içinde,
Birlikte dinleyelim: Senin için ne derler?

”-Paris diyorlar bana,herkes adımı saydı.
İlâhi bir kudretten, kim aldı büyük payı?
En güzeli ben idim, İstanbul olmasaydı!
Birleştiren ben miyim, Asya ve Avrupa’yı? ”

”-Nasıl kıskanmam seni? Roma’yım ben İstanbul!
Dört semavi kutsal din benimle mi barıştı?
Ara, tarih içinde, Fatih gibi sultan bul!
Yetmiş iki milletten insan sende karıştı.”

”-Tarihten bir miras yok, tarih ile barışmam;
Bir eser bırakmadı bana gidip gelenler.
Adım Newyork olsa da İstanbul’la yarışmam.
Bana teselli veren sadece gökdelenler.”

”-Lübnan’daki Beyrut’um; uygarlık yapısıydım!
Güzeller güzelisin; bütün şehirler emin.
Ortadoğu batısı, Akdeniz kapısıydım.
Bende bile görülmez, senin eşsiz görkemin! ”

”-Bana Sidney dediler: Okyanusun göbeği!
Bir hükümdar çıkıp da bir ferman buyurmadı.
Avustralya kıtası; ben O’nun göz bebeği!
Beni İstanbul gibi Dünya’ya duyurmadı. ”

”-Ben Moskova olsam da her gönüle dolamam;
Zümrüt yeşilliklere, benim sinem ermedi.
Saray ve meydanımla sana rakip olamam;
Hasret kaldım denize, iklim izin vermedi.”

”-Uzakdoğu Asya’da, hasret yandı içimde.
Asya ve Avrupa’da, şehirlerin Tek’ini!
Rüyalarımda bile görseydim bir biçimde;
Gönüllerde İstanbul, kim ne yapsın Pekin’i? ”

”-Bin beşyüz ondört yılı… Gözlerimden yaş aktı.
Acem Şehri Tebriz’se bir hasretle vurulmuş.
Sultan Selim Han aldı, İstanbul’a bıraktı,
Şah İsmail’in tahtı, Topkapı’ya kurulmuş.”

”-Benim adım Londra: İngiltere incisi!
Bağrımda gümüş nehir, Thammes’e bel bağladım.
Ünvan elimden gitti: Şehirler Birincisi…
Marmara’yı görünce kaderime ağladım! ”

”-Rio dediler bana, görenler bayılırdı.
Üç milyon lâle açmış, eğer onlar solsaydı!
En güzel şehirlerde ismim ilk sayılırdı,
Cennet bende olurdu; Haliç benim olsaydı! ”

On şehir dile geldi, ben saygıyla eğildim.
Kendin duydun İstanbul! Gönülden bir sunuştu.
Onlar dedi, ben yazdım; konuşan ben değildim,
On şehir seda verdi, kendileri konuştu.

İlk göz ağrın Fatih’in aşkı kalbi yakarken:
Ulubatlı Sancağı seni sevince boğdu.
Ayasofya, tan vakti gökyüzüne bakarken,
Son hilâl Ay önüne Zühal Yıldızı doğdu!
 
İrfan Yılmaz

 

 

Yaşamak İstanbul ‘u
 
Yaşamalı,
Yaşamalı İstanbul ‘u
İstanbul ‘ca…

Oturmalı Üsküdar ‘da Damalis ‘e
Bakmalı şöyle bir boğaza
Boğazla karışık Marmara ‘ya,
Çarpmalı gözüne karşıda Sultanahmet
Ayasofya, ahh Ayasofya…

Ya da Beşiktaş Dolmabahçe
Hatırlamalı sevgiliyle çay içilen yeri
Feda edilen vakitleri…
Uzanmalı Sarıyer ‘e doğru
Kopmalı Üsküdar ‘dan
Uçmalı Boğaz ‘ın üstünde kuşbakışı,
Yaşamalı Büyükdere ‘yi Sarıyer ‘e kadar
Sevgilinin hatırasıyla o yeşil, o güzel yolu…

İnmeli, inmeli denizin kenarına
Vurmalı Kavak ‘a doğru
Telli ‘de bir otuzbeşlikten sonra
Dönmeli geri
Dalmalı seyre ‘tatil yerini’
Kendi küçük, ruhu büyük tekneleri…

Kurmalı çilingir sofrasını balkona
Vermeli kendini sevgiliye
Dalmalı seyre Boğaz ‘ı
Yelkenlileri seyretmeli…
Hissetmeli cananın sıcaklığını
Okumalı Yurdakul ‘dan şiirleri
Bazen de Can Yücel ‘den…

Coşmalı sonra
Coşmalı, coşturmalı,
Unutmalı herşeyi
Hatta İstanbul ‘u
Çünkü İstanbul yanında
İstanbul içinde
Geceyi gündüzü unutmalı
Yaşamalı her güzelliği
Bitmeli, bitirmeli elden geldiğince
Yeniden başlamak için
Tüm güzelliklere, yeniden…

Herşey güzel olmalı
Olacak,
Herşey güzel olacak
İstanbul yerinde oldukça
İstanbul İstanbul oldukça
İnan herşey güzel olacak
İnan olacak…

(22:00/28.08.2002 / Merzifon)
 
Kerim Taş

 

 

Vay İstanbul
 
1/a..
Vay istanbul!
O, başında tüten
Kararsız bacalar mı
Beni sana bağlayan?
Ya da
Ağlayan beyoğlu başıboşları…
Sarhoşları bağrına basan
O, ana kucağı davetiyle
Mevlanayı çağıran kaldırımlar mı?
Vay istanbul
Sahipsizlerin yedi memeli anası…
İki yakası bir araya gelmeyen zengin.
Dengin ben isem senin
Vay!
Vay haline istanbul.
1/b…
Vay istanbul!
Ellerim haliç’inle kardeştir.
Eştir adımlarım
Dul kalmış kaldırımlarına.
Beni sana bağlayan
İbrişim kaşlı kızlarına
Ve yedi başlı kadınlarına
Sevda garantin var mı?
Beni sana bağlayan
Mevlana’yı çağıran asrık bacalar mı?
Vay istanbul!
Yokluklar içindeki zengin
Dengin ben isem senin
Vay!
Vay haline istanbul…
 
Ahmet Yozgat

548 total views, no views today

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather
Filed in: İLGİLİ SÖZLER, ŞİİRLER

No comments yet.

Leave a Reply