8:00 am - Pazartesi Nisan 21, 2014

Nazar sözleri

Written by | 10 Mayıs 2013 | 0

En güzel nazar degmesın, güzel nazar sözleri – Nazarla ilgili sözler

İnsanlar arasında son derece kuvvetli bir inanış olan nazar değmesi hadisesinin boş bir inanış olmadığı ve ilmi çalışmalar sahasına alınarak tesirleri ve sonuçları dünyanın pek çok ülkesinde değerlendirilmektedir. Nazar temas etmesine konusundaki fikir çok eski ve derindir. Nazarın kimi zaman söylenen bir kelimeden, yer yer derinlemesine bir bakıştan, kimi zaman da iyi olmayan düşünceden kaynaklandığını biliyoruz. Bu sebeple özümüzü nazara yönelik korumak maksadıyla birtakım usullere başvururuz.
KEM GÖZ
Kem göz kavramı iki bölümde incelenir. Birincisi, şiddetli ve tesirli, diğeri ise belirsiz bir bakış anlamındadır. Biri kötü düşünceleri ve istekleri nakleden bir araç gibidir; diğeri ise gözün sahibi olan insanda varolan tehlikeli bir enerjinin kaynağından kendi istekleri doğrultusunda çıkan uğursuz bakış olarak değerlendirilir. Bu bakışa bir de söz unsuru karışacak olursa o zaman tehlike daha da büyük olur.
RUHSAL TESİR
Prof. Dr. Süheyl Ünver, nazar hakkındaki bir yazısında şöyle demektedir: “Bugün nazar değmesinin ruhsal mekanizmasının vücudumuzdaki atom enerjisine dönüşmesiyle ilgili olacağını bilmemiz gerekiyor. Bizde bir ruhsal tesir olduğuna göre vücudumuzdaki bazı maddelerin enerjiye dönüşmesi elbette ki mümkündür. Fikirlerimizin birgün yeni atom enerjisinin keşifleriyle ispatlanacağı inkar edilemez bir gerçektir. İnsan bir maddedir ve onun da ruh diyeceğimiz bir enerjisi vardır. 

MAVİ BONCUK
Nazarın etkisine en etkili savunma mavi boncuktur. Mavi renk, çağlardan beri korunma prensibini temsil eder. O göğün rengidir. Rivayete göre Cengiz Han, babasının mavi bardağından su içerdi. Yüksek mahkeme başkanlığına verdiği emirde halkın taksim ve mahkeme kararları mavi deftere (Koko Debder) yazılsın, yasanın esasları ise ak kağıda mavi kalemle yazılarak nesilden nesile geçsin emrini verdiği söylenir.

Selçuklular, türbe ve medreselerini mavi çiniyle yapmaya özen göstermişler, gök medreseler birçok ilin süsleri olarak bizlere kalmıştır. Selçuklular mavi çininin koruyucu gücünü genellikle Ayet-el Kürsüyle takviye etmişlerdir. Bugün ise “maşallah” yazısı geniş ölçüde bu amaçla kullanılmaktadır.

DÜŞÜNCENİN ŞEKİLLENMESİ
Düşünce özel şekillere bürünmüş olan maddeden meydana gelmiştir. Bu şekiller gerçekten canlıdır, hassas ve durugörü yeteneği taşıyan kişiler tarafından görülebilirler. Düşünce şekilleri konusu uzaktan tesir ve telkin konusunun teknik temelini oluşturur. Nazar konusunda da söylenen sözün ya da düşüncenin şekil alması söz konusudur. Bu olguda aşırı beğenme, kıskançlık, aşırı heyecansal bir duygu, çekememezlik gibi durumlar söz konusuysa, elementlerinde etkisiyle düşünülen şey daha etkili olarak hedefe ulaşmış olur. Sonuç olarak da nazar dediğimiz olay gerçekleşir.

BİLİMSEL AÇIDAN NAZAR
Vücuttaki bazı enerjilerin yayıldığına ve bazı etkilerin bulunduğuna ilişkin parapsikolojik kanıtlar vardır. Nazar olayını da bu konuyla bağdaştırmak gerekir. Kirlian tekniğiyle yapılan incelemeler, vücutta değişen biyokimyasal hassasiyetleri ve yüksek iletme özeliği ile ışıldamaları göstermektedir. Prof. Dr. sitkovsky; ‘Nazarın mistizmle hiçbir ilgisi yoktur. Bir insan düşündüğü zaman enerji yayar; bu enerji bazı kişilerde daha güçlüdür. Bu fiziksel ve fizyolojik bir gerçektir’ demiştir. Muhammed İbnu Ebi Ümame İbni Sehl İbni Hanif, babasından şunları işittiğini anlatmıştır:
“Babam Sehl radıyallahu anh (Cuhfe yakınlarındaki) Harrâr nam mevkide yıkandı. Üzerindeki cübbeyi çıkardı. Bu sırada Amir İbnu Rebi’a ona bakıyordu. Sehl, bembeyaz bir tene, güzel görünüşlü bir cilde sahipti. Amir: “Ne bugünkü bir manzarayı, ne de böylesine ancak çadıra çekilmiş bâkirede bulunabilen bir cildi hiç görmedim” dedi. Sehl daha orada iken hummaya yakalandı ve rahatsızlığı şiddet peyda etti (ve yere yıkıldı). Durum Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a haber verildi ve: “Başını kaldırmıyor” dendi. Halbuki Sehl orduya kaydedilmişti. “Ya Resûlullah o, sizinle gelemez Vallahi başını bile kaldıramıyor!” dediler. Aleyhissalatu vesselam: “Onunla ilgili olarak herhangi bir kimseyi ittiham ediyor musunuz?” diye sordu. “Amir İbnu Rebi’a var” dediler. Resûlullah, onu çağırtıp kendisine kızdı ve: “Sizden biri niye kardeşini öldürüyor? Niye bir “Bârekallah!” demedin? Onun için abdest al!” buyurdu. Bunun üzerine Amir yüzünü, ellerini, kollarını, dizlerini ve ayaklarının etrafını ve izârının içini bir kaba yıkadı. Sonra, bir adam bu suyu onun (Sehl’in) üzerine arkasından döktü; derken o ânında iyileşti.”

398 total views, no views today

facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather
Filed in: İLGİLİ SÖZLER

No comments yet.

Leave a Reply